Salgın kadar tehlikeli bir teknoloji

Yakın zamanda birçok ülkede geçilmesi planlanan yeni nesil internet teknolojileri daha hızlı internet bağlantısı sağlayarak hepimizin hayatını kolaylaştıracağı iddia ediliyor. Peki hayatımızı kolaylaştırdığını zannederken aslında bizi bir yok oluşa doğru mu sürüklüyor? Yeni frekanslar zararlı mı değil mi? Gelin buna daha yakından bakalım;

Nedir bu yeni frekans?

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, yeni nesil internet teknolojisini tanımlayan bir adlandırma. Bu teknoloji ile hali hazırda bulunan 4G ile elde edilen hızların 10 ila 100 katı daha hızlı bir internet bağlantısı sağlanacak.

Bu hızın sadece cep telefonları ya da bilgisayarlar için kullanılacağını düşünmemek gerekiyor. Son dönemde adı sıkça zikredilmeye başlanan “nesnelerin interneti” de bu teknoloji sayesinde daha fazla hayatımıza dahil olmuş olacağı aşikardır. Nesnelerin interneti, günlük hayatımızda kullandığımız birçok cihazın bir internet bağlantısı yoluyla “akıllı” hale gelmesi ve birçok işi bizim için otomatik olarak yapabilen bu cihazların kullandığı bir teknoloji olacaktır.

Buraya kadar her şey güzel gibi görünebilir ancak bu, böylesi hızlara sahip olabilmek için neredeyse yaşadığımız alanların tamamının elektromanyetik radyasyon ile kaplanması anlamına geliyor. 

Ultra yüksek frekanslar

Yeni teknoloji, “ultra yüksek frekanslar” yayacak olan bir sistem. Frekans yükseldikçe her dalganın uzunluğu kısalır. Bu da aynı birim zamanda daha fazla dalgaya maruz kalacağımız anlamına gelmektedir. Bir önceki nesilde (3G, 4G) 1-6 Ghz arasında frekanslar yayılırken, yeni nesilde bu 300 Ghz seviyesine çıkacak. (https://www.radiationhealthrisks.com/5g-cell-towers-dangerous/)

Yeni antenler 4G’nin hemen yerini almayacak aksine ona bir müddet eşlik ederek belki de zararı daha da arttırabilecektir. Yeni antenler aynı zamanda daha küçük oldukları için daha kısa aralıklarla, her 100-200 metrede bir, daha fazla anten ile karşılaşmış olacağız. (https://blogs.scientificamerican.com/observations/we-have-no-reason-to-believe-5g-is-safe/)

Günümüzün teknolojik cihazları büyük oranda elektromanyetik kirlilik (Önceki yazıya link) oluşturuyor. Bu da kanser, DNA hasarı, üreme bozuklukları vb. birçok hastalığın kapısını aralıyor. Yeni frekans, bütün bu hastalıkların yanında deri ve göz korneası üzerine de ciddi tahribatlar yaratabilir. Uzun süreli maruziyet gelecek nesillere de hasarlı genler aktarmamıza neden olabilir. 

2020-2021 yılları itibariyle birçok ülkede kullanıma başlanması planlanan bu teknoloji ve vereceği zararlarla ilgili yeterli kadar çalışma yapılmadan kullanıma sokulmasının ciddi sonuçlar doğurması bekleniyor.

Avrupa’da Belçika başta olmak üzere bazı ülkeler, Yeni teknolojisiye geçiş konusunu şimdilik rafa kaldırmayı düşünüyor. Teknolojiden geri kalmama hevesiyle bilinçsizce atılan adımlar hem bizim, hem diğer hayvan ve bitkilerin sağlığını bozduğu gibi, gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakmamızı da engelleyecektir.

Daha sağlıklı bir yaşam dileriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir